Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, yeni anayasanın Meclis’te hangi çoğunlukla kabul edilirse edilsin mutlaka halk oyuna sunulması gerektiğini savundu. AA Analiz için kaleme aldığı makalede Uçum, bu sürecin ise Anayasa Mahkemesi (AYM) denetimi dışında kalacağını öne sürdü.
“HİÇBİR KARAR VE İŞLEM AYM DENETİMİNE TABİ OLAMAZ”
Uçum, makalesinde TBMM’nin yeni anayasa yapım sürecinde “temsili kurucu irade” olarak hareket ettiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“TBMM, mevcut anayasanın 175. maddesindeki usule göre yeni anayasanın yapılmasını tercih etse bile bu durum yeni anayasanın kabulüne anayasa değişikliği statüsü kazandırmaz, AYM’nin şekli denetim yetkisini devreye sokmaz. Sadece TBMM, temsili kurucu irade niteliğiyle bu usulü benimsemiş olur.”

Meclis’in süreci bir kararla, bir kanunla ya da 175. maddedeki esaslara göre yürüterek “örtük bir kararla” başlatabileceğini savunan Uçum, şöyle devam etti:
“Açık ya da örtük kararın ya da kanunun ve nihayetinde kabul edilecek yeni anayasanın şeklen de olsa AYM denetimine tabi olmayacağı izahtan varestedir çünkü TBMM’nin yeni anayasaya ilişkin yapacağı faaliyetler mevcut anayasayla kurulmuş iktidar faaliyeti olmadığı için mevcut anayasanın bir organı olan anayasa yargısının da denetimi dışındadır.”
Uçum, bu bölümü şu cümleyle bağladı: “Bu nedenle yeni anayasa yapım sürecindeki hiçbir karar ve işlem, hiçbir şekilde AYM denetimine tabi olamaz.”
“ABESLE İŞTİGALİN ZİRVESİ”
Uçum, AYM’nin yeni anayasayı denetleyebileceğine yönelik görüşlere sert tepki gösterdi. Yeni anayasanın şeklen AYM denetimine tabi olacağını ileri sürmenin “mutlak bir çelişki” olacağını belirten Uçum, esastan denetim tartışmasına ilişkin de şunları yazdı:
“Bu arada ‘TBMM yeni anayasa yaparsa AYM’nin yeni anayasayı bırakın şeklen, esastan bile denetleme yetkisi doğar.’ şeklindeki görüşler ise artık abesle iştigalin zirvesidir. Anayasa değişikliğini dahi sadece şeklen denetleyebilen yani esastan denetim yasağına tabi olan AYM’nin, TBMM’nin yapacağı yeni anayasayı esastan denetleyebileceğini ileri sürmek, Cumhuriyet’in yerine oligarşik bir anayasa yargısı rejiminin varlığını kabul etmek demektir.”
Uçum, AYM’nin kurumsal olarak sürecin dışında kalacağını, ancak AYM üyeleri dahil yüksek yargı mensuplarının görüşlerine istişari nitelikte başvurulabileceğini de ekledi.
MECLİS’E “İKİLİ NİTELİK” TANIMI
Uçum’a göre TBMM, yeni anayasa sürecinde aynı anda iki farklı nitelik taşıyor. Uçum bu ayrımı şöyle açıkladı:
“TBMM, yeni anayasa yapım sürecinde eş zamanlı şekilde mevcut anayasaya göre kurulmuş iktidar olarak yetkilerini kullanırken Anayasa Mahkemesi (AYM) denetimine tabi olacaktır ancak temsili kurucu irade olarak yeni anayasa yapım sürecini yürütürken AYM denetimine bağlı olmayacaktır çünkü iki ayrı mecra, iki ayrı nitelik söz konusudur.”

“HANGİ ÇOĞUNLUKLA KABUL EDİLİRSE EDİLSİN HALK OYUNA SUNULMALI”
Makalenin dikkat çeken bir diğer vurgusu, halk oylaması oldu. Uçum, Meclis’in yeni anayasayı “asli kurucu iradenin onayına sunulmak şartıyla” yapabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Meclisin temsili kurucu irade olması, yapacağı anayasayı hangi çoğunlukla kabul ederse etsin halkın onayına sunması zorunluluğunun bir gereğidir.”
Uçum, yeni anayasanın toplumun tarihsel ve ulusal özellikleri ile demokratik kazanımları göz ardı edilerek yapılamayacağını savunurken “değiştirilmezlik ilkesi”nin de dikkate alınması gereken bir ilke olduğunu kaydetti. Uçum, bu konuda 2020’de yüzde 80 destekle yeni anayasa süreci başlatılan ancak hazırlanan metnin 2022’de yüzde 62 oyla reddedildiği Şili’yi örnek gösterdi.
“DARBE ANAYASASI” VURGUSU
Uçum, makalesinin girişinde mevcut anayasanın değiştirilemeyeceğine yönelik görüşleri de eleştirdi:
“Gayrimeşru ve hukuk dışı bir güç olan darbecilerin yaptığı anayasanın ilga edilemeyeceğini ileri sürmek, milli egemenliği ve demokrasiyi reddetmek demektir.”
Uçum, olağan dönemde yeni anayasa yapımına örnek olarak 1924 Anayasası’nın yanı sıra Fransa, İspanya, Güney Afrika, Polonya, İsviçre ve Macaristan gibi ülkelerin anayasalarını gösterdi.
MEVCUT ANAYASADA DENETİM NASIL İŞLİYOR?
Mevcut 1982 Anayasası’na göre anayasa değişiklikleri 175. maddede düzenlenen usulle yapılıyor. Anayasa Mahkemesi ise anayasa değişikliklerini yalnızca şekil bakımından denetleyebiliyor. Uçum’un tezi, yeni anayasa sürecinin bu çerçevenin tamamen dışında kaldığı görüşüne dayanıyor.